14 Mayıs 2010 Cuma

Zeytinyağlı Enginar Dolması

 Merhabalar,

Yine ortalardan kayboldum arkadaşlarımda bu durumdan sitemkar oldular :(

Açıkçası bende anlamadım bana neler olduğunu elimi ne una ne şekere süresim gelmedi :)

Bu halimin sebebi için tek şüpeli aldığım kilolar olabilir. rejim yapayım dedim ama meyve yemeyen biri içn ara öğünleri savuşturmak zor oluyor; biliyorum bunlar bahane ancak daha sağlıklı beslenmek iin çaba gösteriyorum nasıl mı işte zeytinyağlı enginar;

 Tarif vermek değilde tarif etmek olucak benim yaptığım;

2 adet enginarım vardı ve ben enginar dolması yapmayı çok arzu etmekteydim.

Önce bi internet turu yapıp alt yapı oluşturdum. Enginarları yapraklarının arasını açarak tazyikli suyunaltında güzelce yıkadım. Sonra sirkeli suda beklettim.

Bu arada pirinç, soğan, dereotu, maydanoz,  şişe domates,zeytinyağ, tuz, karabiber, 1 limon suyu(daha başka ne koydum ki hatırlamıyorum :) ile hazırladığım  harcı enginarın ortasına yapraklarının arasına boş bulduğum heryerine doldurdum. Tencereye yerleştirip tencereye 1-2- bardak sıcak su koydum. Buharında pişti dolmalarım o altta kalan suyun lezzeti bile harikaydı.

Bayıldım yerken gerçekten çok hoş ve pratik bir yemek ayrıca enginarın yapraklarınında kullanılıyor olması çok önemli vitanmininden tam anlamıyla yararlanmış olduk :)

Enginar tabak olarak kullanıldığında daha maliyetli bir yemek oluyor açıkçası ama bu haliyle oldukça ekonomik ve daha sağlıklı:)

Ne övdüm yemeğimi iyiki bi dolma yaptın diyorsunuz arkamdan dimi?

Eeeeee o kadar aradan sonra o kadarcık olsun :)

6 Mart 2010 Cumartesi

Çanta Mimi

 Tubacım beni mimlemiş saolsun, çantamda ne var ne yok merak etmiş ben de şöyle bi dibini silkeledim çantamın dökülenler bunlar oldu :)

    *  kurşun kalem
    *  kırmızı tükenmez kalem (malum yazılı kağıtları kırmızı kalemle okunuyor)
    *  not defteri
    * anahtarlığım
    * arabamızın anahtarı
    * katlanabilen diş fırçam
    * katlanabilen tarağım
    * kağıt mendil
    * el kremi
    * mp4 çalar
    * cüzdanım
    * pili bitik saatim (bir yıldır çantada dolaşıyor artık bi pil taktırsam iyi olucak)
    * ıvır zıvırları derli toplu tutan  çanta içi nazar boncuklu  çantam
    * güneş gözlüğüm malum İzmir'e yaz geldi bile
    * öğrencilerimle ilgili not kağıtlarımın bulunduğu zarfım (gözlüğün arkasındaki siyah şey)


Bu da bir yıldır nerdeyse aralıksız kullandığım çantam şekli şemali bi değişik ama oldukça kullanışlı o beni bırakmadan ben onu bırakamıycam sanırım :)

 Kendisini boşaltım fotoğraflamaktan çekinmiyorum çünki kendisi sık sık kardeşim tarafından karıştırılır. Ne aradığını ben hala çözemedim. Geçenlerde, ''Öğrenciyken çantanı karıştırmak daha zevkliydi'' demesinden yol için aldığım kraker ve sakızları aradığı kanısına vardım :) Ablacım özledim bi uğrayım bu taraflara artık..

Ben kimseyi mimlemiyorum arkadaşlar çantasını dökmeye erinmeyen tüm arkadaşları etkinliğe katılmaya devet ediyorum :) Zira merak ediyorum :)

28 Şubat 2010 Pazar

Bisküvili Tavuk Göğsü2

Merhabalar bu aralar o kadar yoğundum ki bloğumun birinci yaşını bile kutlayamadım :)

Geçte olsa ilk tarifimi yenilemek, o günden bu güne geçen zamanda bana destek olan herkese teşekkür etmek istedim. Yorumlarıyla destek olan arkadaşlarımdan ALLAH razı olsun :)

Yaklaşık bir yıl kadar önce lilavemor bisküvili tavuk göğsüyle tatlı bir başlangıç yapmıştı blog aleminde...

Buyrun tarifimiz;

 malzemeler:
yarım paket kakaolu pötibör bisküvü
4 su bardağı süt
1 su bardağı un
yarım paket margarin
1 su bardağı şeker
1 paket vanilya
1 yemek kaşığı kakao
arakat için 1 su bardağı süt 1 paket krem şanti

hazırlanışı:
    İlk olarak kakaolu bisküvüleri ve kakaoyu birlikte rondoda çekip un haline getiriyoruz.
Hazırladığımız bisküvü tozunu geniş ve köşeli bir borcamın tabanına yayıyoruz.
    Tavuk göğsü için margarinle unu kavuruyoruz. İçine sütü ve şekeri ekleyip muhallabi kıvamına gelene kadar orta ateşte pişiriyoruz. Altını kapatınca 1 paket vanilyayı ekleyip mikserde 5 dk kadar çırpıyoruz. Muhallebiyi ince bir kat halinde her yana eşit gelmesine özen göstererek bisküvilerin üzerine döküyoruz.(döktükten sonra düzeltilirse bisküveler muhallabiye karışıyor) soğuyunca üzerini streç filmle kaplayıp 1 gece dolapta bekletiyoruz.
     Servis etmeden önce  kremşantiyi 1 s.b. sütle hazırlayıp üzerine yayıyoruz. İnce uzun dilimler oluşturup spatula ile ikiye katlıyoruz böylece 3 katlı bir pasta görüntüsü oluşuyor. Krem şantini içine hindistan cevizi veya damla çikolata da katabilirsiniz bence çok yakışır afiyet olsun.:)

Pudingli Kek



Çikolata krizim tutunca akşam sitelerde dolaştım biraz, portakal ağacında bu pratik tarifi buldum. Hatice hanımı da burdan kutlamak isterim yeni bebeğiyle mutlu bi ömür nasip etsin Rabbim :)
 Ufak tefek değişikliklerle kendi kek kalıbıma uyarladım.  Artık favori kekim budur yazarken bile bi dilim daha yedim :)

Malzemeler:
  • 4 yumurta
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 paket puding (ben bitter çikolatalı kullandım)
  • 1 su bardağından bir parmak eksik  sıvı yağ
  •  1 su bardağından bir parmak eksik yoğurt veya süt (hatta tarifinde su bile olabileceği yazıyodu)
  • 2 su bardağı un  (kıvama göre artıp azalabilir)
  • 1 buçuk paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • İsteğe göre damla çikolata bence çok yakışıyor. Gerçi bana bıraksanız çikolatayı herşeye  katıcam :)
Yapılışı :
Yumurtaları mikserde 5 dk kadar köpürtüyoruz sonra şekerle beraber köpürtmeye devam ediyoruz, kalan malzemeleri ekleyip karışımı yağlanmış kalıba döküyoruz. 175 derecede pişiriyoruz. Harika kekiniz hazır.

3 Şubat 2010 Çarşamba

Kıymalı Karnıbanar

 Karnıbaharı genelde kızartarak yaparız ama ben bu sefer yemeğini yapmak istedim. Hem daha sağlıklı hem daha kolay :)
Aklıma Leyla ablanın bloğunda gördüğün tarif geldi. Biraz kopya ile oldu bitti.

Karnıbaharları yıkayıp, tencereye dizdim üzerine küp doğranmış havuçları da ilave ettim. Ayrı bir yerde kıyma ve soğanı kavurdum salçasını ekledim. Bu harcı karnıbahraların üstüne yayıp az su ile kısık ateşte pişirdim bence güzel oldu.

17 Ocak 2010 Pazar

Hindistan Cevizli Pratik Pasta


Müberra Annem benim bu blog işine merakımı bildiği için gün toplantısında tadıp beğendiği bu pastanın tarifini benim için almış saolsun. Bende denedim çok beğendim sizlerle paylaşayım dedim. Gerçekten çok pratik ve lezzetli. Acil durumlar için harika bir alternatif... Yarısını bi kere de yedi bizim bay GÜRBÜZ :)

Bu arada yarın müfettiş amcalar gelcek teftiş var yani. ben buarlarda pastaydı kekti takılıyorum. İnşallah yarın bu saatlerde de bu kadar rahat olurum :)

Malzemeler:

hazır pasta keki (yarısını kullanıyoruz)

1 çay bardağı hindistan cevizi

1çay bardağı toz şeker

1 çay bardağı çekilmiş ceviz

2 yumurta

1 yemek kaşığı tereyağı

Bütün malzemeleri karıştırıp pasta tabanın üzerine yayıyoruz. 200 derecede üzeri kızarana kadar fırınlıyoruz.

bu kadarcık... Boşyere pratik demedik da :)

11 Ocak 2010 Pazartesi

Gün Işığı Ödülü

 
Bu ödülü Aysultan'ım bana layık görmüş saolsun beni çok mutlu etti. Ödülü bende arkadaşlarıma göndermeliyim ama blog alemiyle yeni tanışan biri olarak çok fazla arkadaşım yok malesef. Onun için ben ödülü 2 arkadaşıma göndericem;
papatya prenses
tuba
Arkadaşlıkların daim olması dileğiyle...

CEVİZLİ ERİŞTE


Aysultan'da cevizli erişteyi gördüm, dayanamadım bende yaptım. Erişte pilavı olarak yapar annem ceviz koymaz ama ceviz gerçekten çok yakıştı. Nasıl mı yaptım;



      2 su bardağı kadar erişteyi teflon tavada kavurdum. Kavurma işlemi hem bir görüntü veriyo hemde hamur olmasını önlüyor. 2 yemek kaşıgı tereyeğını ekleyip yağ eriyince 2 su bardağı kadar su ekleyip pilav gibi kısık ateşte demleme usulü pişirdim(suyunu eriştenize göre ayarlamanız lazım). Eriştenizin tuzu azsa suyuyle birlikte ekleyebilrsiniz. Ben cevizleri kıtır sevdiğim için demlenirken ekledim.



    Tek kelime ile harika oldu.



     Şöyle anlatıyım fotoğraf çekmek için ayırdığım şu küçücük kaseyi tok olmamıza rağmen eşimle paylaşamadık, daha doğrusu elinden kurtaramadım :)



    Deneyeceklere şimdiden afiyetler olsun...

6 Ocak 2010 Çarşamba

AŞURE


 2 yıldır aşure yapmaya niyetlenip niyetlenip bir türlü cesaret edemeyen blog sahibesi Bismillah deyip şeytanın bacağını kırmış bulunmaktadır. Allah herkezin niyetini içinde de benim niyetimi kabul etsin İnşallah. Annemin aşuresine benzetmeye çalıştım ama tabii ki o kadar güzel olması mümkün değil :)

      Tarifimiz bloglardan, annemden, arkadaşlardan derleyip toplamadır. Seneye daha ölçülü yapıp tarifini veririm İnşallah.

5 Ocak 2010 Salı

ARPACIK SOĞANLI ET SOTE

Bir et tarifyle yine burdayım :) Blogumuzun yazarı yani ben deniz oldukça et obur bir kişiyimdir. Hatta çocukluğumdan bu yana kurban bayramlarını çok severim. Her ne kadar kırmızı et zararlı densede ben dozu aşmadıkça Rabbimin bütün nimetlerinin faydalı olduğuna inanlardanımdır. Lavantin arkadaşımın blogunu ziyaret edip tandırı da görünce dayanamadım akşama et sote yaptım yaptım. Geniş bir zamanda da tandırı deniycem malumunuz pişmesi usulunce yapılırsa 8-10 saat sürebiliyor :)

Gelelim tarifimize;

500 gr kadar kuşbaşı dana etini clipsoda su katmadan orta ateşte haşlıyoruz.(ben yemeklere katacağım etleride bu şekilde öncen pişiriyorum dana eti sert oluyor malum. clipsonunz varsa bu şekilde 10 dk da pişiyor. yok ben tencerede yaparım derseniz tavsiyem çok kısık ateşte yavaş yavaş pişirmeniz yoksa etler sertleşir. ( Bu aşamada tuz atmayın etler sertleşir.)

Burdan sonrası çok kolay haşlanıp suyunu çekmeye başlamış etlerimize 7-8 adet arpacık soğan( ben 3 tanesini piyazlık olarar doğramayı tercih ettim. Bütün soğanları sevmiyorum e o zaman niye kattım yemeğe bizim ikinci şef (eşim) bayılıyorda onu için :) varsa 2 adet iri doğranmış yeşil biber(yoksa şart değil zaten bizde de yoktu :) tuz, karabiber, pulbiber, çok azcık kekik, çok azcık kimyon katıp kavurma işlemine geçiyoruz. Ben pişmesine yakın 1 su bardağı kadar domates sosu kattım. Suyuna ekmek banmak isteyenler domates bu aşamada şart.

Etler pişmiş soğanlar yumuşamışsa pişmiştir efenim afiyetler olsun...

Yorum yazan arkadaşlar isimlerini yazarlarsa sevinirim sonra düşündur kimdi bu elma ve ceviz seven arkadaş... Esroş sen misin?